ANNEEE SUSADIM……

 Güzel bir Temmuz sabahına uyanmıştı Ayşe. Onu uyandıran perdenin arasından sızıp yüzüne vuran Güneş miydi yoksa rüzgarın havalandırdığı perdenin hışırtısı mıydı anlayamadı. Aslında ikisi de değildi. Alt kattan gelen ve tüm evi kaplayan kızarmış ekmek kokusuna uyanmıştı. Çok mutlu hissediyordu o sabah kendini. Bunda onu çocukluğuna götüren kızarmış ekmek kokusu kadar arkadaşı Meral ile bir yaz tatili geçirecek olmalarının da etkisi vardı. Meral ile uzun zamandır görüşemiyorlardı. Bu tatil ikisine de iyi gelecek, özlem gidereceklerdi. Hemen yatağından kalktı, elini yüzünü yıkadı ve merdivenlerden aşağıya indi. Arkadaşı kahvaltıyı hazırlamıştı bile. Meral’in bir oğlu vardı, Ayşe’nin ise iki kızı. Hep birlikte oturdular sofraya.

Meral sekiz yaşındaki oğluna yemeği hala kendisi yediriyordu. Bunu gören Ayşe; “Meral, bırak da kendi yesin. Büyüdü artık” dedi. Meral ise; ”Kendi yediği zaman döküp saçıyor” dedi.  Yemekten sonra denize gitmek için hazırlanmaya başladılar. Meral oğlunun dişlerini fırçaladı, üzerini giydirdi. Oğlunun her işini kendisi yapıyordu. Çocuk gerçekten kendi yemeğini kendi yiyemiyor, çatalı tutmayı beceremiyor, üzerini giyinemiyordu. İşin kötüsü bu duruma da alışmıştı ve hiç şikâyetçi değildi. Yapabileceği şeyleri bile annesinden istiyordu. 

 “Anneee susadım”

“Anneee acıktım”

“Anneee ellerimi yıka”

“Anneee tuvaletim geldi” 

Meral de bir an olsun oğlunun başından ayrılmadı Meral. Can yeleği ve kolluk giydirdi. Sadece kıyıda yüzmesine izin verdi. Olur da biraz ileri gider diye diğer çocuklarla oynamasına izin vermedi.

Ayşe bu duruma çok üzülmüştü. Meral iyi bir şeyler yapayım derken oğlunu marifetsizleştiriyordu. Aslında iyilik yapayım derken oğlunun marifetini elinden alarak ona bilmeden kötülük yapıyordu.

 Çünkü insanlar problem çözdükçe marifetlenirler.

Çocuk okulda bir sorun yaşadığında gidip onun yerine kendisi hallediyordu. Ödevini yapmak istemiyor, Meral onun yerine yapıyordu. 

Ayşe, Meral’e böyle davranmaması gerektiğini ve çocuklara marifet kazandırmak için sorumluluk vermek gerektiğinden bahsetti. Çözüm becerisi kazanmaları için sorunlarını kendilerinin çözmesinin faydalarını uzun uzun anlattı o tatil boyunca. Ancak Meral Ayşe’nin söylediklerine fazla ikna olmamış olacak ki; bu durum yıllar geçse de değişmedi.

Çocuk büyüdü, delikanlı oldu. Babası gibi mühendis olmayı istiyordu. Ancak yaşadıkları şehirde bir okul kazanamamıştı. Aldığı puan şehir dışında mühendislik okumasına yetiyordu sadece. Akranları şehir dışında okumaya can atıyordu. Ancak delikanlı çok kaygılıydı. Ailesinden, evinden ayrılmak istemedi. Annesinden ayrı hayatını idame ettiremeyeceğini düşünüyordu. Bir sorun yaşadığında yanında kim olacak, problemlerini kim çözecekti? Ailesi de uzakta olmasını istemiyordu. Çamaşırlarını nasıl yıkayacak, odasının temizliğini düzenini nasıl yapacak, akşam karnını nasıl doyuracaktı?

Bunun için yaşadıkları şehirde özel bir okula kayıt yaptırdılar. Dört yıllık okulu altı yılda bitirdi delikanlı. Babasının bulduğu bir iş yerinde çalışmaya başladı. Çok yorucu olduğundan şikayet edip işi bıraktı. Başka iş yerlerinde de çalıştı ancak her girdiği işte bir şeyleri bahane edip ayrıldı. Kimi iş için çalışma saatlerini uzun buldu. Kimi için iş yükünü ağır buldu. Kimi için yolu, trafiği sorun etti. Babasının kazancı da iyiydi. Bir dediği iki edilmiyordu.  Delikanlı da çalışmaya gerek duymadı.

Gece geç saatlere kadar oturuyor, film izliyor, video oyunları oynuyordu. Sabahları da uyanamıyor ancak öğleden sonraları kalkabiliyordu. Yaşıtları kariyer sahibi olmuş, evlenmiş, kendi ailelerini kurmuştu. Meral hanım bu duruma çok üzülüyordu. Oğlunu yetiştirirken yaptığı hataların farkına ancak varabilmişti. 

Meral bir gün Ayşe’yi aradı ve ne kadar haklı olduğunu şimdi anladığını söyledi. “Seni dinlemediğim için çok pişmanım. Çocuğum için iyi bir şeyler yapmak istedim. Ama ona zarar verdiğimi göremedim. Kendi hayatını idame ettiremeyen, her sorunda eteğime yapışan küçük bir çocuk olarak  kaldı” dedi. 

Ayşe uzaklara daldı. Çocuklarımızı yetiştirirken yaptığımız hataların onların iyiliği için yaptıklarımız olduğunu düşündü. 

Ancak çocuk yetiştirirken nelerin onların gerçekten iyiliği için olduğunu bildiğimizde iyi ebeveyn olmayı öğreniyoruz.

 

Yorumlar

  1. Ebeveynler için çok önemli mesajlar

    YanıtlaSil
  2. Meral'in düştüğü hataya birçok ebeveyn düşüyor. Çocuğunun hayatını kolaylaştıracağını düşünerek onun yapması gerekeni yapıyor.
    Bazen sabretmek de zor gelebiliyor. Bir an önce olsun istiyor, beklemek istemiyor. Çok önemli bir konuya temas ettiniz teşekkürler 🤍

    YanıtlaSil
  3. İyilik amacı ile bilmeden yapılan kötülükler, hem de en sevdiklerimize....
    Çok güzel mesajı olan bir hatırlatıcı bir yazı olmuş. Kaleminize, emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
  4. Gerçekten çok önemli bir noktaya değindiniz. Çocuğun sorumluluğunu alarak onu marifetsizleştirmek, ona yapacağımız en büyük kötülük…Çocuğu kendi ayakları üzerinde durabilecek şekilde yetiştirmeliyiz.

    YanıtlaSil
  5. Çocuklarımızın sorumluluğunu alarak onlara iyilik yaptığımızı sanıyoruz. Ama aslında en büyük kötülüğü yapıyoruz. Farkına vardığımızda da maalesef üzülen biz oluyoruz.

    YanıtlaSil
  6. Fazla desteklenen çocuklar ileri gidemiyor. Hayatın gerisine düşüyor.

    YanıtlaSil
  7. Kendi konforumuz için çocuğumuzu marifetsizleştiriyoruz farkında olmadan..

    YanıtlaSil
  8. insanlar problem çözdükçe marifetlenirler. Ahh bunu bi anlasak...

    YanıtlaSil
  9. Problem ve Marifet ilişkisi ...teşekkürler, ne çok kişi geldi aklima

    YanıtlaSil
  10. Karşımızdakinin yapması gerekeni biz yaptıkça hem karşımızdakini marifetsizleştiriyoruz, hem de şikayet eder hale geliyoruz.
    O yüzden sınırlarımızı çizip kimsenin sorumluluk alanına girmeli, kendi sorumluluk alanımıza da girmesine müsade etmemeliyiz.. Elinize sağlık:))

    YanıtlaSil
  11. Şimdi kime kizalım? Meral e mi, oğluna mi, Ayşe ye mi? SORUMLILUK tan kaçtığim her halimi hatirlatan yazara mı ;)

    YanıtlaSil
  12. Hayatın içinden gerçekler:)

    YanıtlaSil
  13. Başlangıçta çocuğunu kendi problemleri ile kendilsinin baş etmesi için bırakmak anneye acı verici geliyor, hele de çocuğunun zorlandığını gördüğünd zor dayanıyor bu duruma ama onun iyiliği için bu acıya katlanması gerekiyor annenin.

    YanıtlaSil
  14. Hicran Erataman6 Aralık 2025 08:33

    Hepimizin iyi niyetle sevgi adı altında verdiği tavizlerin sonucu sevdiklerine zarar vermek olabiliyor.

    YanıtlaSil
  15. Ellerinize sağlık 🥰
    Gerçekten 🌺

    YanıtlaSil
  16. Bazen anneler derler ya , yemedim yedirdim . İçmedim içirdim . Daha ne yapabilirdim ki?? Her şeyi denedik ama bu oğlan olmadı.
    Bu yazıyı okuyunca İyi niyetli yapılan hataların nelere sebep
    olabildiğini fark ettim . Tşk☘️

    YanıtlaSil
  17. Biri bir gün demişti ki, Her problemi siz çözmek zorunda değilsiniz. Yavrularımızın marifetlenmeleri için bu iyiliği yapmak zorundayız. Sabretmeliyiz...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder