Sıfır Noktası ve Hayat

 Ahmet’in Yeni Bir Başlangıca Yolculuğu…

Bazı dönemler vardır; insan durup dururken bir şarkıya takılır. “Yeni bir iş, yeni bir eş, yeni bir neden lazım… Bunlar için yeni bir kader lazım.” dilimize dolanır durur. Belki bu şarkı tesadüfen çıkar karşımıza, belki de içimizdeki fırtına o şarkının sözlerini bize özellikle duyurur. Bazen gerçekten hayatın üstümüze üstümüze geldiğini hissederiz. Hataların, yanlış seçimlerin, iyi niyetin ya da hesapsız cesaretin bizi bir çıkmaza sürüklediğini anladığımız anlarımız olur. Bu çıkmazın ortasında insanın aklına tek bir düşünce yerleşir: 

“Ya gerçekten yeniden başlamak gerekiyorsa?” 

Dünden değil… Bir yıl öncesinden değil… Belki on yıl geriden, belki de ilk yanlış kavşaktan. 

Ahmet’in hikâyesi tam da böyle bir kırılma noktasının içinden geçiyordu. 

Fırsat mı, Tuzak mı? 

Ahmet’in  eşi ve çocuğuyla mutlu, sakin bir hayatı vardı. Akrabalarıyla, çevresindeki insanlarla ilişkileri çok iyiydi, Herkes tarafından sevilen bir insandı. Uzun yıllar çalıştığı patronu Osman Bey’le neredeyse kardeş gibiydi. Her şey olması gerektiği şekildeydi. Hayatı sorunsuz akıp gidiyordu. 

Ta ki onu heyecanlandıran fırsat gibi görünen   cazip  iş teklifi gelene kadar. 

Fırsatlar bazen insanın gözünü kamaştırır. Bazı kapıları açarken bazı kapıları da kapatır. 

Ahmet için de öyle oldu. Kendi işinin patronu olup, daha çok kazanıp, şimdiye kadar yapamadıklarını yapacak ve özgürlüğün tadını çıkaracaktı.  Kulağa öylesine hoş geliyordu ki, annesinin, babasının, abisinin ve eşinin “Yapma Ahmet bu zamanda bodozlama böyle işlere girilmez. Şimdi seni heyecanlandırıyor ama sonunda zarar edersin”” sözlerini duymuyordu bile. 

Yanlış kıyaslar, yanlış ortak, yanlış güven, yanlış bedeller veya yanlış seçimler… 

Fakat bazı kapılar açılırken, insan farkında olmadan arkasındaki en sağlam kapıyı kapatır. 

İşte Ahmet’ içinde böyle oldu. Tam zamanı dedi ve hayatında yeni bir sayfa açıldı. 

Ahmet, Salih Bey'in teklifini kabul edip beraber ortak iletişim mağazası açtılar. Salih Bey’in büyüme isteği farklı çözüm üretme fikirlerini de beraberinde getiriyordu.  Bu fikirler anda kazandıran ama geleceği tüketecek fikirlerdi. 

“Ahmet bu dükkan bize küçük gelmeye başladı. Yan dükkanıda kiralayıp burayı birleştirelim.” 

Ahmet bu durumun şu anki şartlarda mümkün olmadığını bilse de onu heyecanlandırmıştı. 

“Daha yeni kazanmaya başladık. Nasıl olacak bu iş?” 

“Evleri ipotek eder, kredi çekeriz. Biraz borçlanırız. Riske girmeden büyüyemeyiz.” 

  Bu fikir Ahmet’inde hoşuna gitmeye başlamıştı. 

 “Nasıl olsa Salih işi benden iyi biliyor” diyerek içindeki tüm şüpheleri susturmuştu. 

Bir süre sonra işler hiç de istedikleri gibi gitmemişti. Artık her şey tersine sarıyordu. Ama Ahmet Salih’e o kadar çok güveniyordu ki bunun bir geçiş süresi olduğuna ve her şeyin düzeleceğine inanıyordu. 

Ta ki Salih “Dükkanı devrediyoruz.” diyene kadar. 

Ortaklıkları çatırdamaya başlamış, alacaklılar kapıya dayanmaya başlamıştı.  Artık huzursuzluk sadece iş yerinde değil eve de yansımaya başlamıştı.  Bir zamanlar kahkaha seslerinin yükseldiği evden artık bağrışmalar geliyordu. Ahmet’in eşi hem kaygılıydı hem de yorulmuştu. Evde kaos hâkimdi. Artık ailedeki otoritesini de kaybetmişti ve ne yapacağını bilemiyordu. 

 Aylardır evinin faturalarını ödeyemez hâle gelmişti. Evdekiler bir şey istemesin diye eve geç vakit geliyor, erkenden çıkıyordu. Eşi de evin ihtiyaçları, çocukların okul masrafı derken tüm birikimlerini harcamıştı. Ve yapacak bir şey kalmadığı için o da çalışmaya başlamıştı. 

Artık seçim yapmak zorundaydı.  Ya ailesini seçecekti, ya da işini seçip düştüğü çukuru biraz daha derinleştirecekti. 

 Ve kendiyle ettiği uzun bir mücadeleden sonra tüm cesaretini topladı. Salih bu ortaklı bitirmemiz gerekiyor artık” diyebildi. 

Ancak hiç düşünmeden, önünü görmeden belirsizliğe attığı adımın bedeli ağır olmuştu. 

Artık evin yolunu tutmuştu. Yolda giderken bu işe harcadığı zamanı, ödediği bedelleri, çocukları büyürken yanlarında olamamasını derin derin düşündü. Çok üzüldü ve içindeki hüzün kaya gibi yüreğine oturmuştu.  Artık her şeye sıfırdan başlayacaklardı. 

Bu durumu eşine nasıl anlatacaktı? Nereden başlayacaktı? 

Eve geldiğinde eşi onun sessizliğinden durumu fark etti ama sessizliğini hiç bozmadı. Ahmet sırtındaki bu yükten kurtulmak istiyordu ve hemen anlatmaya başladı.  Özlem bu duruma   önce üzüldü ama sonra sarıldı. 

“Üzülme, bu kararı vermeni uzun zamandır bekliyordum, biraz zorlanacağız ama üstesinden geliriz.” dedi ve eşinin yanında yer alarak onu rahatlattı. 

 Bazen bir cümle insanın yeniden doğması için yeterlidir. Çünkü insanı hayata bağlayan çoğu zaman para değil, yanında duran bir eldir. 

Sıfır Noktasından Yukarı 

Ahmet için kolay olmadı. Tam üç ay boyunca iş aradı. Başvurduğu her yerde “Uygun değilsiniz.” cevabı aldı. Sonunda sanayiye başvurduğu işyerinden çağrıldı. Asgari ücretle işe başladı. Bu süreçte iş seçme gibi bir lüksü yoktu.  Aylardır evine bir kuruş götürememişken bu maaş onu ferahlatmıştı. 

Ahmet büyük bir kayıp yaşamıştı; kepçeyle kaybettiğini, çay kaşığıyla toplamaya razıydı. Çünkü ailesinin desteği ona yeniden güç verdi. 

İnsan bazen dibe vurarak yükselir. Dipler insanın dönüm noktası, fark etmediği sıçrama tahtasıdır. 

Bazen Hayatı Sıfırlamak Gereklidir... 

İnsan en dibi görmeden bazen bir üst basamağa çıkamıyor.  Fırsat gibi görünen yanlış bir seçim ailemizi, sağlığımızı etkiliyor. Hayatımızda depremlere sebep oluyor.  Bazen hayat gerçekten sıfırlamayı bekler. 

Sıfırlamak… Her şeyi silip yeniden yazmak değildir aslında.

Sıfırlamak, yanlış yoldan geri dönmektir.

Bazen doğru sorularla insanın kendisini yeniden inşa etmesidir. 

Ahmet’ de zaman geçtikçe şu soruları soruyor ve hayatı ile ilgili sonuç değerlendirmesi yapıyordu. 

“Nerede yanlış yaptım?”

“Hangi duyguya kapıldım?”

“Buradan nasıl yeniden başlarım?” 

Aslında cevabı kafasında çok netti. Çok zordu ama o zorluktan sonra bir kolaylık olduğunu anlamıştı. Mesele;  cesaret gösterip küçük bir adım atıp mücadele etmeye sabırla devam etmekti. Ahmet de  ilk adımı attı. 

Yeniden başlamanın, bazen insanın başına gelebilecek en iyi şey olduğunu öğrendi.

Yorumlar

  1. Ne güzel anlatılmış. Herkesin hayatında bir sıfırlama noktası vardır. Mesele aynı hatayı tekrarlamamak. Elinize sağlık:))

    YanıtlaSil
  2. İnsan hata yapar önemli olan hatadan ders çıkarabilmek.

    YanıtlaSil
  3. Herkesin hayatın da yanlış seçimleri olmuştur enngüzeli ise pişmanlıklar ının olması...

    YanıtlaSil
  4. Sıfırlamak… Her şeyi silip yeniden yazmak değildir,
    Sıfırlamak, yanlış yoldan geri dönmektir. Ne güzel bir hatırlatıcı oldu. Ellerinize sağlık

    YanıtlaSil
  5. Yeter ki ümidi ve pişmanlığı olsun insanın. Geri dönüş her zaman var gerçekten...

    YanıtlaSil
  6. Sıfırlamak, yanlış yoldan geri dönmektir.... Çok güzel bir strateji... Yanlış yapmamak en güzeli ama madem yapıyoruz neyse ki geri dönüş var...

    YanıtlaSil
  7. Sıfırlamak; yanlış girilen kapıdan çıkıp tekrar doğru kapıdan girmek demek. Yanlışın doğrusu olmuyor.

    YanıtlaSil
  8. Ah Ahmet ahh neyse ki anlayışlı bir eşin varmış 😉

    YanıtlaSil
  9. Yanlış kıyaslar, yanlış ortak, yanlış güven, yanlış bedeller veya yanlış seçimler… güzel tespitler, teşekkürler

    YanıtlaSil
  10. İnsan en çok yaptığı hataları düzeltmekle zaman kaybediyor.
    Oysa danışsa, bienlere kulak verse daha az hata yapacak...çiçek koydum

    YanıtlaSil
  11. Her yenilik zorlar ama öğretir

    YanıtlaSil
  12. Sıfırlayalım ve devam

    YanıtlaSil
  13. Ne tanıdık hikayeler…
    Günümüzde insana heyecan pompalanıyor ama Ahmet çok heyecanlandığı için düşünemedi…
    Üzerinde düşünülmesi gereken kıymetli bir yazı, kaleminize sağlık 🌸

    YanıtlaSil
  14. Doğru sorularla insanın kendini yeniden inşa etmesi... Ne kadar kısa ve net bir ifade, çok güzel olmuş. Çok faydalandım.

    YanıtlaSil
  15. Hayatı sıfırlamak bazen gerekir geçmişe takılmadan ilerlemek

    YanıtlaSil
  16. Oldukça Zorlu süreçten geçmiş Ahmet bey ve ailesi... Aslında bir yanlış karar etrafımızda ki insanların da sıkıntı yaşamasına sebep olabiliyor. O yüzden karar alırken daha detaylı düşünüp doğu kararlar almak gerekir... Çok ibret alınacak bir yazı olmuş... Tebrikler

    YanıtlaSil
  17. Büyümeden batamazsın

    YanıtlaSil
  18. "hata yapanların en hayırlısı, hatasından geri dönenlerdir"

    YanıtlaSil

Yorum Gönder