Ayşe’nin Yağmurlu Bir Günde Kendiyle Yüzleşmesi
Hayatta hepimizin
sıkça başvurduğu bir kaçış cümlesi vardır: “Yarın yaparım.” Kulağa masum gelen
bu söz, bazen üzerimizdeki yükü hafifletir gibi olsa da çoğu zaman biriken
işlerin, artan stresin ve pişmanlığın temel sebebi olur.
Yağmur
Altında Bir Farkındalık: Ayşe’nin Hikayesi
Yağmurlu bir
sonbahar sabahıydı. Ağaçların sararmış yaprakları yerleri kaplamış, yeşilin ve
sarının her tonu birbirine karışmıştı. Rüzgarın etkisiyle adeta dans eder gibi
birbirlerine karışıyorlardı. Avukat olmak Ayşe’nin çocukluk hayaliydi. Hayali
gerçekleşmişti sonunda ama mesleğinin gereklerinden bazılarını bir türlü yerine
getiremiyordu. Çocukluğundan beri erken kalkmayı sevmiyordu. Davası olduğu için erken saatte evden çıkmak
zorundaydı. Yağmura ayak uydurarak hızlı
adımlarla adliyeye doğru yürüyordu. Bir yandan da içinden söyleniyordu.
“Keşke şemsiyem yanımda olsaydı da bu eziyeti çekmeseydim.”
Şiddetli rüzgâr,
yağmuru sağa sola savuruyor, Ayşe'nin trençkotunun iliklerine kadar ıslanmasına
sebep oluyordu. Şemsiyesi aylar önce kırılmıştı. Bir türlü tamirciye götürememişti.
Annesi ise onu defalarca uyarmıştı:
“Kızım bak evde başka şemsiyemiz yok, havalar
güzelken tamir ettir. Bahar yağmurları yakındır. Sonra çok ıslanırsın.”
Ama Ayşe, bu
uyarıları hep ertelemişti, o sabah da evden çıkarken şemsiyesinin tamir
edilmemiş olduğunu hatırlayınca canı sıkıldı.
“Keşke şu erteleme huyumdan vazgeçebilsem”
diye kendi kendine mırıldandı.
Ayşe, hayatında
küçük gibi görünen ama birikince büyük sıkıntılara yol açan pek çok işi sürekli
erteleyip, sonra da pişman oluyordu. Bu listenin başında şemsiyesini tamir
ettirmek geliyordu. Yağmurun altında ıslana ıslana yürürken, aklından geçen tek
şey şuydu: “Bir dahaki sefere işleri zamanında halletmenin huzurunu yaşamak
istiyorum.”
Belki de bu
yağmurlu gün, ona hayatın küçük ama önemli derslerinden birini daha
öğretiyordu.
Bir
Telefonla Değişen Planlar ve Kendine Dönüş
Kendiyle mücadele
ederken birden telefonu çalmaya başladı. Arayan Müvekkili Ayzade Hanımdı. Dava
tarihinde son anda bir değişiklik olduğunu, bu nedenle adliyeye gitmesine gerek
olmadığını söyledi.
Ayşe bu duruma
hem sevinmişti, bir yandan da üzülmüştü. Yağmur o kadar çok hızlanmaya
başlamıştı ki gördüğü ilk kafenin kapısından kendini içeriye attı.
İçerisi oldukça
kalabalıktı; dışarıda ıslanan herkes buraya sığınmıştı. Hatta bir köşede minik
kedi yavruları birbirlerine sokulmuş şaşkın bakışlarla etrafı seyrediyorlardı. Ayşe, sıcak bir kahve sipariş ederek pencere
kenarına oturdu. Dışarıda şiddetli yağmur devam ederken, içerideki hareketlilik
ve sohbetler onu neşelendirmişti. Bu ani yağmurun sayesinde biraz dinlenme ve
insanları izleme fırsatı bulmuştu.
Evrak çantasından not defterini çıkardı. İlk
açtığı sayfada koca puntolarla yazılmış ACİL yapılacakların listesi gözüne
takıldı. Tarihine baktı, “Vay be!” dedi. ‘’ Üzerinden tam üç ay geçmiş’’.
O an ruhu biraz sıkıştı, derin bir nefes alıp
“Hazırım yüzleşmeye,” dedi. Bu liste artık güncellenmeliydi.
Sırayla listeye
yazdıklarını okumaya ve bahanelerini düşünmeye başladı.
Neden zamanında
yapılmamıştı ki?
1-
Şemsiyeyi tamire
götür.
2-
Kitaplığı
düzenle, kullanmadıklarını paylaş
3-
Bel fıtığın için
kapalı yüzme salonu araştır
4-
Sağlık
kontrollerini ve doktor ziyaretlerini yap
5-
Yeni bir hobiye
başla veya kendini geliştirme fırsatlarını değerlendir
6-
Evde yapılması
gereken düzenlemeleri tamamla
7-
Çamaşırları
katla, çamaşırları katla, katla, katla...
8-
Arkadaşlarla veya
aileyle buluşmayı, iletişim kurmayı ihmal etme
9-
Eğitim ve kişisel
gelişim için kurs veya seminerlere katıl
10- Seyahat
etmeyi ve yeni yerler keşfetmeyi planla
Hayatta çoğu zaman “yarın yaparım”
diyerek ertelenen bu işler, aslında küçük adımlarla başladığında hayatı daha
anlamlı ve kolay hale getirir. Yoksa erteledikçe işler çığ gibi büyüyüp
yapılması zor hale gelir.
Ayşe, listesini
gözden geçiriyor bir yandan da en çok neyi yapmakta zorlandığını anlamaya
çalışıyordu. Birden yedinci maddedeki yıldızlar dikkatini çekti,
“Çamaşırları
katla...”
Kuruyan çamaşırları katlamak, gözünde
büyüyordu ve “Nasıl olsa sonra yaparım”
diyerek sürekli erteliyordu. Bir sabah kalktığında masasında kurumuş
çamaşırlardan oluşan küçük bir dağ görünce gözü korkmuştu. O an kendini huzursuz hissetmiş ve
çamaşırları hemen katlamaya karar vermişti.
Bir yandan kendine kızıyor bir yandan da çamaşırları katlamaya devam
ediyordu. Bayağı vaktini almıştı ama iş bittikten sonra evdeki düzen onu mutlu
etmişti. Küçük bir şey ertelediğinde büyüyüp içinden çıkılmaz bir hal
alabiliyordu. Eskiler boşuna dememişler
“Bugünün işini yarına bırakma” diye.
Küçük Adımlar, Büyük Değişimler
Ertelediğimiz
işler biriktiğinde, içinden çıkılması güç bir hal alabilir. Oysa her şey, küçük
adımlarla başlar. “Yarın yaparım” demek yerine, ‘’bugün başlıyorum’’ demek hem
zaman kaybını önler hem de huzurlu olmamızı sağlar.
İnsanın kendine
yapacağı en büyük iyilik bugünün işini yarına bırakmamaktır.
Ayşe, hayatın küçük adımlarla ne kadar
kolaylaşabileceğini böylece deneyimlemişti.
Bazen büyük değişimler, bir çamaşırı
katlamak gibi basit bir hareketle başlar; çünkü önemli olan küçük deyip işleri
ertelememek ve ufak adımlarla hareketi başlatmaktır.

Erledikçe büyüyen çok soruna şahit oldum . Sanırım esas yanılgı onları basit görmekle başlıyor🌿
YanıtlaSilAaaa beni yazmışsınız 🙊😂
YanıtlaSil🥰🥰Herkesten biraz
SilBasite alıp, aman bunuda yarın yaparız dediğimiz işler bir bakıyoruz çığ gibi büyümüş. Çünkü o yarın bir türlü gelmiyor:)) Ne güzel bir yazı olmuş çoğumuzun yaptığı ama fark edemediğimiz şeyler
YanıtlaSilHarekete geçebilmek çok kıymetli
YanıtlaSilGerçekten resmen kendimi gördüm yazıda. Çözüm için çok önemli bir yöntem verilmiş. Teşekkürler, kaleminize sağlık :)
YanıtlaSilKüçük Adımlar, Büyük Değişimler...ihtiyacım olan şey
YanıtlaSilTeşekkürler çok iyi geldi
YanıtlaSilBir seminere katılmıştım ve hocama "hayatımı toparlamak istiyorum" demiştim. Hocam da bana "çorap çekmeceni düzenle" demişti. Ne alakası var diye düşünmüştüm o zaman :))) çok alakası olduğunu sonra fark ettim. Makale hatırlatıcı oldu teşekkür ederim.
YanıtlaSilHayatta neyi ertelersek o büyüyor, tıpkı çamaşır gibi ,tıpkı ev işi gibi tıpkı ertelediğimiz ödevlerimiz gibi....
YanıtlaSilKüçük demeyip hemen başlamak gerektiğini hatırlatan güzel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık
Yapılacak ne kadar çok şey var ve bir çoğumuz "yarın yaparım" diye erteliyoruz... Haydi hemen bir yapılacak işi yapıp listemizi temizleyelim... Hemen başla, stresten kurtul....
YanıtlaSilİnsanın kendine yapacağı en büyük iyilik bugünün işini yarına bırakmamaktır. Doğru söze ne denir 😀
YanıtlaSilKüçük adımlar
YanıtlaSilBüyük değişimler :))
Ellerinize sağlık 🌺
Yarın yaparım yerine bugün başlarim, yarın devam ederim düşüncemdeki yük de hafifler🌸
YanıtlaSilErtelemek insanı gerçekten geriye götürüyor... insan işleri birikince oluşan karmaşa ne güzel anlatılmış.. kendimi gördüm gerçekten... yazanın emeğine sağlık... Erteleme problemi olanların kolayca çözüm bulmaları dileğiyle :)
YanıtlaSil