Öğrenmek

Uzun ve çetin bir kış gününün sabahında, Aylin sobanın kenarında oturuyordu. Bir elinde çay bardağı, diğer elinde kitabı vardı. Kitaptaki satırlara yavaşça göz gezdiriyordu.

25 yıllık ömründe hep kitap okumayı sevmiş, evini ve odasını kitaplarla doldurmuştu. Etrafındakiler sürekli “Ne bu öğrenme aşkı, yeter! Ömrünü çürüteceksin, gözlerin bozulacak.” gibi eleştiriler yapıyorlardı. Ama Aylin, bütün eleştirilere rağmen elinden kitabını hiç bırakmazdı.

Üniversiteyi yeni bitirmiş, memleketine, sıcak yuvasına dönmüştü. Yeğeni, onu terminalden almaya geldiğinde, kitaplarla dolu kolileri görünce gülümseyip:
“Halacığım, sanırım kütüphane kuracaksın,” dedi ve hafif bir şamata ile kolilere yardım etmeye başladı.

Aylin taşınmayı bu yüzden sevmiyordu. Çünkü her seferinde eşyalarını, özellikle de kitaplarını kolilemek zor gelirdi. Eşyalar neyse bir şekilde halledilirdi, ama kitaplarına bir şey olur diye sürekli endişeleniyordu. Bu duruma alışmakta epey güçlük çekiyordu.

Elinde koliler dolusu kitap vardı ve hepsini de okumuştu. Satmaya kıyamıyor, okumak isteyene bile vermiyordu. “Kitaplarıma bir şey olursa, çizerler, yırtarlar…” diye düşünmeden edemiyordu. Aylin için kitaplar, kelimenin tam anlamıyla çok kıymetliydi.

Gel zaman git zaman, kuzeniyle alışveriş mağazasına girdiklerinde kuzeni, Aylin’in elini tutup çeyiz reyonuna sürüklemişti.

— Aylin abla, bak şu bardaklara, çok güzel değil mi?
— Çooook güzel, canım. Buradan sonra beraber kitapçıya da gidelim.

— Aylin abla, bak annenin istediği çay bardakları da var. Üstelik yanında ikili su bardağı hediye ediyorlar. Sana da çeyizlik bakalım, olur mu? Kitapçıya daha müsait bir zamanda gideriz. Hem sana soracaklarım da var.

Aylin’in kafasında sürekli bir soru dönüp duruyordu: “Bir türlü anlam veremiyorum, bir insan niye okumaktan hoşlanmaz?”

Sonunda bir yolunu bulup kitapçıya gitmişti. Raftaki bütün kitaplara göz gezdirdi ve daha önce fark etmediği bir kitap gözüne ilişti. Yavaşça kitabın olduğu rafa yaklaştı, eline aldı ve sayfalarını açtığında içinde yazan notu gördü: “Güçlü olmak zorundasın.”

Cümleyi her okuduğunda içinde bir şeylerin yandığını hissetti.
Güçlü olmak zorundasın… Güçlü olmak zorundasın…
Belki yüzlerce kez tekrarladı bu cümleyi. Nedense, bu basit ama güçlü sözler onu derinden etkilemişti.

“İyide, güçlü olmak ne demek?”

Bugüne kadar yaşadığı onca problem, rafa kaldırdığı tüm duygular bir anda “Güçlü olmak zorundasın” cümlesiyle gün yüzüne çıkmıştı.

“İyide, güç ne ki?” O kadar kitap okumasına rağmen bu kelimenin anlamını hâlâ tam olarak bilmiyordu. Geceler boyunca gözlerine uyku girmedi; zihni sürekli bu soru ve kitabın sözleri arasında gidip geliyordu.

Günler haftaları, haftalar ayları kovalarken, üniversiteden arkadaşı Melike bir mesaj attı ve onu bir kursa davet etti.

Aylin, “Zaten çok yoğunum, yeni bir şey denemeye enerjim yok,” diye düşündü ve hayır dedi. Bu da Aylin’in içinde hafif bir suçluluk hissi uyandırdı.

Bir süre sonra Melike tekrar davet gönderdi. Bu sefer Aylin, merakına yenik düşerek; “Ne olur ki, gitsem ne kaybederim? Belki kendim için yeni bir şeyler öğrenirim.” Böylece, hem arkadaşının ısrarı hem de kendi merakı onu kursa katılmaya ikna etti.

Sabah alarm sesiyle uyandı. Çantasına defterini ve kalemini koydu, kursa gitmek için yola koyuldu.

Ders bittiğinde ise bir türlü sınıftan çıkmak istemedi. Öğrendiklerinin karşısında hayretler içinde kalmıştı; zihni, duyduklarını sindirmeye çalışıyordu.

Hayatı boyunca bir şeyler öğrenmek için çabalamış, bunun için kitaplar okumuş ve mutlu olmaya çalışmıştı. Fakat öğrendikleri, hayatındaki problemleri çözmeye yetmemiş; üstüne üstlük zihnini iyice bulandırmıştı.

Önemli olan, sadece çok kitap okuyup bilgi sahibi olmak değildi. Hayatını toparlayacak, dününe göre daha mutlu ve başarılı olmasını sağlayacak bilgileri öğrenmekti. Yanlış bilgiler ise, ilerlemesine, mutlu olmasına ve ilişkilerini düzenlemesine engel olmuştu.

Aylin, asıl gücün gerçeğe sahip olmak olduğunu fark etmişti.

Yıllar sonra, “Bir şey kaybetmedim, ama çok şey kazandım,” diyerek gözyaşlarına boğulmuştu.

Gerçeği öğrenmiş, şimdi de bunu öğretmek için yeni bir yolculuğa çıkmaya karar vermişti.

 

Yorumlar

  1. Asıl güç gerçeğe sahip olmakmış..

    YanıtlaSil
  2. Gerçek güç insanın hayatını toparlamasına yardımcı oluyor.

    YanıtlaSil
  3. Yaaaa bir gün bana da böyle olmuştu. İnsan, gerçek ne? Onu anladığında işler değişiyor.
    O zaman gerçek başarı gerçek mutluluk ne? Anlıyor…
    Kaleminize sağlık🍉

    YanıtlaSil
  4. Öğrenmeye acık olmak o kadar onemlıkı. Herkes bıldıgını zannediyor. Insanların bırbırlerını dinlemeden konuşması ne Buyuk kayıp

    YanıtlaSil
  5. Aylin'in öğrenme merakı onu gerçekle karşılaşacağı, tanışacağı seminerlere doğru yönlendirmiş. İnsan bir konuda arayışa girince; algısı, konsantrasyonu ve öğrenmesi o yönde oluyor. Aylin güç nedir diye merak etti. Gücün ne olduğunu öğreneceği seminerlere düştü yolu....

    YanıtlaSil
  6. Gerçekle karşılaşana kadar doymayan bir açlık, gerçeği bulunca bitmeyen bir hayranlık oluyor 🌸

    YanıtlaSil
  7. Öğrenmek; hayatımızdaki sınavlarda yolda kalmayı değil,. Yol alabilmeyi sağlar. Emeklerine sağlık

    YanıtlaSil
  8. İnsanın bildikleri onu bulunduğu yerde iyi yapabilir ama öğrendikleri ile yol alır. Bizlerde gerçek bilgileri öğrenip hayatımıza uygulayanlardan olalım insALLAH.

    YanıtlaSil
  9. GÜLHAN AYDIN11 Ekim 2025 19:10

    Hayatta ne kadar çok Aylin var aslında
    Gücü gerçeği başka başka yerlerde arayan

    YanıtlaSil
  10. gerçeğe sahip olmak.. nice gönüller ister:)

    YanıtlaSil
  11. Tutarlı, test edilebilir bilgiye sahip olmak ne kadar da kilit gerçekten. İnsanı tüm oyalanmalardan kurtarıyor. Teşekkürler 🌸

    YanıtlaSil
  12. O kadar çok bilgi kirliliği var ki... İnsan okuduğu kitapta hangisi gerçek hangisi değil, ne yapmam, nasıl yaşamam gerekiyor bilmiyor... Bilgi kirliliği sarmış etrafı... Bu nedenle gerçeği bilmek, anlamak, algılamak ne kadar da önemli...

    YanıtlaSil
  13. Öğrendiklerim beni ne kadar güçlendiriyor, gerçekten bunun farkına varmak çok güzel... yoksa insan tutarsız bilgilerin altında hareket etmekte zorlanıyor... içinden çıkamadığı bir hal alıyor. Bu yüzden öğrendiğim şeyin bana ne faydası var ? Bu soru çok önemli...

    YanıtlaSil
  14. Kitap okumak çok faydalı ve çok güzel.
    Her okuduğumuz kitabın sonunda bir değerlendirme yaparsak o zaman bir sonuç elde edebiliriz. Her insan gerçeği arar. Gerçeği bulan hızla yol alır.

    YanıtlaSil
  15. İnsan kendisini güçlü görmek ister, güçlü olmak ister ama marifeti kadar güçlüdür aslında. O zaman asıl güç nedir? Bize günü veren nedir ? Kaleminize sağlık

    YanıtlaSil

Yorum Gönder