İnsan Öğrenmeye Merakını Yeniden kazanamaz mı?

İnsan öğrenebilen bir canlıdır. İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik öğrenebilir olmasıdır. Bir ağacın daha iyi meyve verebilmesi için öğrenmeye ihtiyacı olmuyor. Bir tavuğun da daha iyi yumurta verebilmesi için öğrenmesi gerekmiyor. Dünüme göre daha iyi olabilir miyim gibi bir derdi de olmuyor.

Oysaki insanın sürekli öğrenmeye ihtiyacı oluyor. Yürümekten, yemek yemeğe, yemek yapmaya, yemeğin alışverişini yapmaya her adımını öğrenmeye ihtiyacı oluyor. Kendini daha iyiye götürebilmesi için her şeyin daha iyisini öğrenmesi de gerekir. Ancak insan çok daha fazla şeyi öğrenme kapasitesine sahiptir. Böyle bir donanıma sahiptir.

Peki insanoğlu daha donanımlı olmasına rağmen bazı insanlar neden öğrenemezler?

Neden bazı insanlar daha kolay öğrenirken bazıları daha zor öğrenir? Öğrenmeye açık olan insan ile öğrenemeyen insanların farklılıkları nelerdir? İnsanın öğrenmesinin önündeki engeller nelerdir? Yada, her insan gerçekten öğrenmek istiyor mu?

                     

Nihal Öğretmen mesleğindeki son gününde öğretmenler odasında kahvesini yudumluyordu. Bir taraftan da bu soruları soruyordu kendi kendine? Otuz yıldır matematik öğretmenliği yapıyordu. Bu süre içinde çok öğrenci yetiştirmişti. Onları bir meslek sahibi yapabilmek için çok emek vermişti. Saçlarındaki beyazlarda, yüzündeki çizgilerde, sesindeki tınıda ve adımlarındaki ağırlıkta verdiği emeklerin izi vardı. Bu uzun eğitim sürecinde çok şeye şahit olmuştu. Bazılarına matematiği çok kolay öğretirdi. Bazıları ile çok uğraşmasına rağmen daha az sonuç alırdı.

Öğretmenlikteki otuz yıldan çıkardığı deneyimlerini gelecek nesillere aktarmak istiyordu. Bunun için de bir kitap yazmaya karar vermişti. Mesleğinde finali böyle yapmak istemişti. Sonuçta bu da bir öğretme yöntemiydi, öyle değil mi?

Öyle ki o “Bundan adam olmaz” denen nice çocuğun hayatına dokunmuştu. Şimdi her biri bir yerlerdeydi.

Ali de o çocuklardan biri idi. Az uğraştırmamıştı Nihal Öğretmeni. Annesi onu Nihal Öğretmenin okuluna getirdiği gün aynı yıl içinde bu üçüncü okulumuz demişti. Ali haylaz, derslerle hiç ilgisi olmayan, işi gücü eğlence ve oyun oynamak olan bir çocuktu. Ailenin tek çocuğu idi ve el bebek gül bebek büyütülmüş, her istediği ailesi tarafından yerine getirilmişti. Liseyi bitirsin yeter bize diyordu o gün annesi. Ancak Nihal Öğretmenin tecrübeli ellerinde Ali bambaşka bir insana dönüşecekti. Tıp Fakültesini kazanarak o okuldan mezun olacaktı. Ailesinin dahi ümit kestiği o çocuktan tıp fakültesini kazanan Ali olabilmişti. Bu Nihal Öğretmenin ders çalışmayı sevmeyen bir çocuğa ders nasıl sevdirilir konusundaki deneyimleri sayesindeydi. Nihal öğretmen yıllarca bu çocuklara öğrenme alışkanlığı kazandırmakla uğraştı. Sonunda başardı mı? Evet, çoğunlukla sonuca ulaşmıştı. Matematiği sevmeyen bir çocuğa matematik nasıl sevdirilir? Nihal öğretmen yıllar içinde kazandığı tecrübe ile şunu öğrenmişti. “Her şey azla başlar, sonra o az olan çoğalır.” Yapabileceklerinden daha az ödev veriyordu o çocuklara. Bir süre sonra da ödevin artmasını çocuklar kendileri istiyordu. Sabırla ilmek ilmek uğraşıyordu az olanı sürekli yapma becerisi kazandırmak için.

Öyle ki bir süre sonra birçoğu Nihal Öğretmenin etrafında pervane olmuştu. Tıpkı düşmemek için bir dala tutunan bir meyve gibi. Öğrenmek isteyen, öğrenmeyi seven, soru soran, merak eden, irdeleyen…  Sadece sonucu istemeyen ve ders çalışmaktan keyif alan çocuklar olmuşlardı; Ali gibi.

Nihal Öğretmen yıllar içindeki deneyimlerinden hayatta bir amacı olan çocukların öğrenmeye daha açık olduklarını gördü.

Bir amacı olmayan… Aileleri tarafından her istedikleri önlerine altın tepside sunulan… Bir şeylere ulaşmak için çok fazla çaba harcamayan… Problemleri aileleri tarafından çözülen çocukların da öğrenmeye daha kapalı olduğunu gördü. Çünkü öğrenme ile ilgili bir açlıkları, istekleri yoktu. Zaten istemeden her şey önlerine geliyordu.

Demek ki insanın bu hayatta bir amacı olması gerekirdi. Onlardan bir amaç belirlemelerini istedi ve o amaca ulaştıracak hedefleri belirlediler hep beraber. Ali doktor olmayı hedeflemişti. Nihal Öğretmenle sıkı bir şekilde çalıştılar. Ali sonunda hedefine ulaşmış ve doktor olmuştu. Geçenlerde Ali ile yaptıkları telefon görüşmesinde hocam emekli olunca uğrayın hastaneye, sağlık kontrollerinizi yapalım demişti. Ali sadece Nihal Öğretmenin hayatına dokunduğu öğrencilerinden bir tanesiydi.

Nihal Öğretmenin kitabında bahsedeceği şeyler bunlardan ibaret değildi. Kendi deneyimi ile bulduğu stratejileri gelecek nesillerle paylaşmayı hedefliyordu.

Öğretmenler odasındaki son gününde derin bir iç çekerek etrafı süzdü ve masasına oturdu. Masada duran kalemi aldı. Önündeki kâğıda kitabı için başlangıç olsun diye bir şeyler yazdı.

“İnsanın isteği nerede ise öğrenmesi de oradadır. Öğrenmek istemeyene öğretebilecek bir öğretmen yoktur.  Peki öğrenmeye açık olmayan birine o öğrenme isteği, açlığı nasıl oluşturulur? “

Yorumlar

  1. Ebeveynleri tarafından yanlış büyütülmüş pek çok çocuk var. Bu üzücü bir durum. Hatta bir ogretmen olarak insanı şikayetlenmeye iten bir durum. Ama Nihal öğretmen şikayetin bir yere vardirmayacagini fark ederek kendi payına düşen çözümü uygulamış. Tebrik ediyorum. Emeklerinize sağlık:)

    YanıtlaSil
  2. Nihal öğretmen sadece ders anlatıp çıkabilirdi okuldan ama karşısındaki öğrencilerini görebilmiş onların ihtiyaçlarını anlamaya çalışarak soru sormuş. Gerçekten bir insan daha iyisi nasıl olabilir diye düşündükçe sadece kendisine değil çevresine de iyiliği bulaştırıyor.. Hayatı iyi yaşayanlardan olmak ümidiyle 🤲🏻

    YanıtlaSil
  3. İnsan yeterki öğrenmek istesin yapamayacağı bir şey yok..

    YanıtlaSil
  4. Öğrenme isteği olmasının insanın bu zamanda çok kıymetli. Günümüzde insanların öğrenme açlığı malesef yok

    YanıtlaSil
  5. İnsanın öğrenme ve yetiştirme mücadelesi ne kadar güzel... insan öğrendiğinde ve öğrettiğinde arkasından ne güzel kalıcı bir şey bırakmış oluyor...

    YanıtlaSil
  6. İnsan ben biliyorum demediğinde yeni bilgileri öğrenme açlığı da başlıyor. Yeni birşeyler öğrenmek ve bildiklerimizi de birileri ile paylaşmak ne güzel bir davranış. Herşey paylaşdıkca çoğalır. Emeğinize sağlık:))

    YanıtlaSil
  7. Ellerinize sağlık :)
    Öğrenmeye imrendiren bir makale.
    Sevgiler 🌺

    YanıtlaSil
  8. Bize bu değerleri hatırlattı teşekkür ederiz

    YanıtlaSil
  9. Öğrenebilir olmak çok kıymetli. Ama bunun içinde insanın bilmediğini kabul etmesi gerekir. Ben biliyorum zaten diyen birisi de òğrenmesinin en üst sınırini da çizmış olur.

    YanıtlaSil
  10. İstek neredeyse öğrenme orada. Ne güzel bir hatırlatıcı oldu. Bu hayatta " ne istiyoruz ve neyi öğrenmek istiyoruz" diye insanın düşünmesini sağlayan bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  11. GÜLHAN AYDIN17 Ekim 2025 15:57

    Kaleminize kuvvet
    Öğrenmeye açlığın olması çok güzel.
    Birde öğretmenler öğrenmeye açlık oluşturabilmeli

    YanıtlaSil
  12. Her şey azla başlar, sonra o az olan çoğalır.” Azından kıymetini bilelim İnşaAllah

    YanıtlaSil
  13. Sağolasın Nihal öğretmen

    YanıtlaSil
  14. Her şey açlığa dayanıyor değil mi, güzel konu, teşekkürler

    YanıtlaSil
  15. İki ucu mutluluğa çıkan bir hikaye... ne mutlu insan yetiştirebilen öğretmenlere :)

    YanıtlaSil
  16. Bugün de Meraklı çocuklar ilgimi çekmişti. Birini yanıma çağardım 15 çocuk geldi :) Konu ne, ablaya ne istiyor? Ablama nasıl yardım ederiz... Merakları beni neşelendirdi. En çok bu merak Çocuklarda gözlemledim... çocuklarımızın öğrenme merakları hiç bitmesin.. Ve insanın merakı azaldıkça öğrenmesi de azalıyormuş. Ozaman öğrenmenin yaşlanmayla bir ilişkisi olabilirmi?

    YanıtlaSil
  17. Bilinç verilen her şey yeşerir. Çocuktaki o ışığı görmek, onu açığa çıkarmak usta bir eğitmen ister. Ne mutlu o ışığı ortaya çıkaran öğretmene, ne mutlu o çocuğa. Başarıya vesile olmak ne güzel 💐

    YanıtlaSil
  18. Kaleminize, deneyiminize sağlık.. Cok güzel bir öykü...

    YanıtlaSil
  19. Merak etmeyene bir şey öğretmek gercekten mümkün değil. Öğrenme açlığı çok önemli

    YanıtlaSil
  20. 1 dönem iyi not alması değil önemli olan...konuyu sevmesi ... İnsan sevdiğinde yapıyorda... Nihal öğretmen gibi ogretmenlerin artması ümidi ile
    .

    YanıtlaSil

Yorum Gönder