Dost, fark etmediğini fark ettirendir
İnsanoğlu
hep daha fazlasını ister. Yeni bir ev, daha lüks bir araba, yazın yaz tatili,
kışın kış tatili derken hayatın koşturmacasında kaybolur. Oysa gerçek
zenginlik, elimizdeki küçük ama değerli şeylerin farkına varmakta gizli.
Yıllar sonra çıkıp
gelen bir dost ile yapılan kahve sohbeti bize hayatın gerçek değerini
hatırlatır.
Azra uyumayı severdi
ama bu sabah erkenden kalktı; çünkü çok heyecanlıydı. O heyecan uykusunu da
kaçırmıştı. Çok eski bir arkadaşı, üniversiteden Selma İstanbul’a geliyordu.
Hayatları yoğun olduğu için sadece arada telefonda konuşabiliyorlardı.
Üniversitedeki gibi kahve içerken sohbet ettikleri günler çoktan geride
kalmıştı. Uzun yıllardır yüz yüze görüşememişlerdi.
Birkaç gün önce Selma,
İstanbul’a geleceğini söylemişti. Azra da onu üç gün evinde ağırlayacak,
birlikte eski günlerin hasretini gidereceklerdi. Belki de sabahlara kadar
konuşup birbirlerine doyamayacaklardı. Bu düşünce Azra’nın yüzünde tatlı bir
tebessüm oluşturdu.
İkisi de birbirleri
ile çok iyi anlaşırlardı. Üniversitede dört yıl boyunca aynı odayı
paylaşmışlardı. Aileleri de birbirine benzerdi; babaları memur, anneleri ev
hanımıydı. Aileleri para gönderemediğinde, kimde para varsa diğeriyle
paylaşırdı. Yılları böylece geçmiş, sonunda ikisi de başarıyla mezun olmuştu.
Selma, aynı bölümden
bir arkadaşıyla evlendi. Eşiyle sakin ve düzenli bir hayatı vardı. Ankara’da
yaşıyor, aynı şirkette farklı görevlerde çalışıyorlardı. İki çocukları da
üniversitedeydi. Selma, elindekilerle mutlu olan, sahip olduklarının değerini
bilen ve daima şükreden bir insandı.
Azra ise ailesinin
uygun gördüğü biriyle görücü usulü evlendi. Eşi, üst düzey devlet memurluğundan
ayrılıp kendi işini kurdu ve kısa sürede başarılı oldu. Azra her üç senede bir
evini ve arabasını değiştiren, yurt dışı tatillerine çıkan bir hayatın içinde
buldu kendini. İki çocuğu vardı; biri Amerika’da, diğeri İngiltere’de okudu.
Ancak üniversiteyi bitirmelerine rağmen iş beğenmedikleri için çalışmıyorlardı.
Hayata atılmamış, aileden harçlık almalarına rağmen sürekli şikâyet eden
gençlere dönüşmüşlerdi. Ellerindekilerin kıymetini bilmeyip hep daha fazlasını
istiyor, istekleri karşılanmadığında da aileyle ters düşüyorlardı.
Ve beklenen gün geldi;
iki dost kavuştu. İlk gün hayatlarının kısa bir özetini paylaştılar. İkinci gün
ise sohbetin yönü değişti.
Azra’nın boğaz
manzaralı evinde oturmasına rağmen daha lüks bir ev istemesi, arabasının
eskidiğinden şikâyet ederek daha üst modelini arzulaması Selma’yı şaşırtmıştı.
Onun bu memnuniyetsizliği, elindekilere böylesine kör olması Selma’yı derinden
üzmüştü.
Selma, Azra’ya eski
günleri hatırlattı. Sahip oldukları azla ne kadar mutlu olduklarını, o günlerin
onları olgunlaştırarak bugünlere taşıdığını anlattı. Hayatın çok kısa olduğunu,
şikâyetin insanı çözüme ulaştırmadığını söyledi. Elindekilerin farkına varıp
varmadığını sorarak onu düşündürmeye çalıştı.
Çünkü insan sahip
olduklarının farkındaysa şükrü artar. Şükür, kalbin huzur kapısını aralayan bir
anahtardır. Şükür, verilen nimetleri görmeyi, kalpten sevinmeyi ve bu sevinci
dile dökmeyi sağlar. Nimetler çoğaldıkça değil, fark edildikçe büyür.
İnsan çoğu zaman
hayatın koşuşturması içinde elindekini fark etmez; hep eksik olana odaklanır.
Oysa durup yavaşladığında elindekilerin kıymetini anlayabilir ve şükredebilir.
Şükür ve teşekkür, insanın bakış açısını değiştirir. Bir nefesin değerini, bir
bardak suyun huzurunu hissettirebilir.
İnsan kendinden
fazlası olana bakınca fakir, azı olana bakınca zengin hisseder; oysa bu bir
yanılgıdır. Doğru olan, elindekilerin değerini bilmek ve olana şükretmektir.
İnsanoğlu, yeryüzünde var olduğundan beri,
En büyük dostu ve düşmanı hiç değişmedi.
Aynadaki kişi...
Tek başına neler yapabileceğini keşfet!"
Yahya Hamurcu
"


Harika bir yazı
YanıtlaSilİnsan ne sahip olduğunu bir düşünmeli. Daha fazlasını aramaktan, mutsuz olanlar gittikçe artıyor.
YanıtlaSilGerçek dost, senin lehine farkındalık oluşturandır. Yeri gelir hatanı söyler, yeri gelir senle güler ,yeri gelir şükrünü artırır. 🌿
YanıtlaSilElimizdekilerin kıymetini bilmek ümidiyle
YanıtlaSilİnsanın niyeti bu hayatta mutluluğu artırmaktır.Ama yanlış yerde arar. Sahip olamadığı şeylere bakarak üzülmek yerine , sahip olduğu şeylere şükrederek ancak mutluluğunu artıtabilir😊
YanıtlaSil"İnsan kendinden fazlası olana bakınca fakir, azı olana bakınca zengin hisseder; oysa bu bir yanılgıdır." İnsanın hayatına yön verebilecek güçte bir cümle gerçekten... Kaleminize sağlık :)
YanıtlaSilİnsanı mutlu eden şey sahip oldukları değil, ne kadar az şeye ihtiyaç duyduğu. Emeğinize sağlık
YanıtlaSilKendimizi mutlu ya da mutsuz etmenin sebepleri çok açık.. Anlayabilmek ümidiyle..
YanıtlaSil"Şükür, kalbin huzur kapısını aralayan bir anahtardır." Bu cümle çok etkileyici... Makale cok etkileyici... Kaleminize sağlık🌸
YanıtlaSilİnsanın şükür ve teşekkür edebilmesi için görmesi fark etmesi lazım o zaman samimi sever o zaman sahip olduklarının kıymeti artar yoksa ne tadı kalır ne de anlamı.. Nimeti anlayabilmek duasıyla 🌸
YanıtlaSilİnsan sahip oldukları veya olmadıkları ile sınavdadır. İmkanlar insanın sınavını kolaylaştırırsa güzeldir..Hakkını vermek dileğiyle…
YanıtlaSilElhamdülillah
YanıtlaSilİnsan kendinden fazlası olana bakınca fakir, azı olana bakınca zengin hisseder; oysa bu bir yanılgıdır. Ve maalesef insan yanıldığını fark etmez, etse de çok zaman kabul etmez.
YanıtlaSilellerinize sağlık . çiçek bıraktım :)
YanıtlaSilSelma’nın Azra’ya yaptığı hatırlatmalar, kendi hayatıma dönüp bakmama vesile oldu. Gerçekten de şükretmeyi unuttuğumuzda, elimizdekiler ne kadar çok olursa olsun yetmiyor. Boğaz manzaralı bir evde bile mutsuz olunabiliyorsa, demek ki huzur dışarıda değil, içeride aranmalı. Teşekkürler bu içten ve farkındalık dolu yazı için.”
YanıtlaSilKaleminize, emeğinize sağlık. İnsan okuyunca ya Vallahi de öyle diyor. Unutan insan, hatırlatan siz. Çok teşekkürler. Şükrümüz neşemizi oluşturur.
SilYD🍉
İnsan elindekilerine şükredip kıymetlendirebilmeli. Kaleminize sağlık…
YanıtlaSilİnsanın açlığının farkında olarak yönetebilmesi, mevcudiyeti ile tatmin olması ne kadar önemli hayatında. İyilerimizi arttırmak olsun nasibimiz iyi dostlar kazanarak dilerim :)
YanıtlaSilEllerinize sağlık 🌺
İnsan bir şeyleri artırınca mutlu olacağını sanıyor. Halbuki elindeki imkana şükreden her yerde mutlu...
YanıtlaSilİnsanoğlu yanındakilerin, sahip olduklarının kıymetini pek bilemezmiş. Kıymet verebilenlerden, teşekkür, ŞÜKÜR edebilenlerden olabilmek ümidi ile...... Kaleminize sağlık
YanıtlaSilİnsanın yanılgısı hep daha fazlası ile mutlu olacağını düşünmesidir.
YanıtlaSilGerçekten bir an durup sahip olduklarına şükretmek ne kadar da kıymetli!
YanıtlaSil"Nasıl şükür nimeti ziyadeleştiriyor; öyle de şekva musibeti ziyadeleştirir. Hem merhamete liyakati selb eder." B.S.N 🪻harika bir yazı olmuş, yureginize sağlık.
YanıtlaSilGerçek dost insana hatırlaması gerekenleri hatırlatan ve ayağının yere basmasını sağlayan kişidir diyebiliriz sanırim.
YanıtlaSilAz olanın Etkisi fazladır. Sevgiler emeklerinize sağlık...
YanıtlaSilNedense insan, olanı değil de olmayanı görür.. şu dönemde insanlar ellerinde olanın farkında değil .. kaybetmeden elimizdekilerin kıymetini bilmek dileğiyle.. Hatice Ş..
YanıtlaSil